SELECT YOUR LANGUAGE

Merak Ettikleriniz
Süt ve yoğurt hakkında merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarına Sütaş güvencesiyle ulaşın. Bu bölüme eklenmesini istediğiniz sorular olması halinde lütfen Sütaş Danışma Hattı’nı arayarak (444 4 788) ya da iletişim formu doldurarak bize ulaşın. İletişim formuna ulaşmak için lütfen buraya tıklayın.
SÜT HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ
Sütaş Günlük Pastörize Süt nasıl üretilir?
'Çiftlikten sofralara' iş modeli ile ineklerimizin beslenmesinden başlayıp sofralarımıza kadar uzanan süreci özenle yönetiyor ve denetliyoruz. İneklerimiz, sağlıklı yem bitkileri ve kendi tesislerimizde ürettiğimiz doğal yemlerle besleniyor, doğalarına uygun çiftlik ortamında yaşıyorlar. Mutlu ineklerimizin taptaze sütleri, doğal ve lezzetli ürünlerimizin en önemli güvencesini oluşturuyor.

Özenle kontrol ettiğimiz sütleri, hızla 4 dereceye soğutup, özel tankerlerle ve soğuk zincirde, tazeliğini koruyarak üretim tesislerimize ulaştırıyoruz. Tesislerimize ulaşan sütleri, bir de fabrikamızın süt alım laboratuvarında kontrol edip hijyeninden, protein, mineral ve yağ oranlarının kalite standartlarımıza uygun olduğundan emin oluyoruz.

Daha sonra; bu sütleri, günlük pastörize süt üretimi için pastörizasyon ünitesine alıyoruz.

Günlük pastörize süt üretiminde sütlerimizi, 76 derecede 12 saniye tutulup hızla 4 dereceye soğutuyoruz. Böylece süt, besin öğeleri korunarak güvenle içilebilir hale gelmiş oluyor. Pastörize ettiğimiz sütler, özel dolum makinalarında, steril ortamda, raf ömrü süresince tazeliğini ve lezzetini koruyacak ambalajlara dolduruluyor.

Nihai kalite testlerinden geçen sütlerimizi, rotası ve sıcaklık seviyesi sürekli izlenen araçlarımızla, soğuk zinciri koruyarak satış noktalarına ulaştırıyoruz. İşte Sütaş'ta, sütün iyiliği böyle korunuyor. Çiftlikten başlayıp sofralarımıza kadar uzanan bu süreç, özenle yönetiliyor ve iyiliği sağlığı size getirmek için her gün tekrarlanıyor.

Sütaş Uzun Ömürlü Süt nasıl üretilir?
'Çiftlikten sofralara' iş modeli ile ineklerimizin beslenmesinden başlayıp sofralarımıza kadar uzanan süreci özenle yönetiyor ve denetliyoruz. İneklerimiz, sağlıklı yem bitkileri ve kendi tesislerimizde ürettiğimiz doğal yemlerle besleniyor, doğalarına uygun çiftlik ortamında yaşıyorlar. Mutlu ineklerimizin taptaze sütleri, doğal ve lezzetli ürünlerimizin en önemli güvencesini oluşturuyor.

Özenle kontrol ettiğimiz sütleri, hızla 4 dereceye soğutup, özel tankerlerle ve soğuk zincirde, tazeliğini koruyarak üretim tesislerimize ulaştırıyoruz.

Tesislerimize ulaşan sütleri, bir de fabrikamızın süt alım laboratuvarında kontrol edip hijyeninden, protein, mineral ve yağ oranlarının kalite standartlarımıza uygun olduğundan emin oluyoruz.

Daha sonra; bu sütleri, uzun ömürlü süt üretimi için UHT ünitesine alıyoruz.

Uzun ömürlü süt üretiminde, sütlerimizi, 135 derecede 4 saniye tutarak hızla 4 dereceye soğutuyoruz. Hızla soğutulduğu için, besin değeri ve doğallığı korunuyor. Özel makinalarda, steril ortamda, özel ambalajlara doldurulan bu sütler, paket açılmadığı sürece, oda sıcaklığında bile tazeliğini koruyor.

Nihai kalite testlerinden geçen sütlerimizi, rotası ve sıcaklık seviyesi sürekli izlenen araçlarımızla, soğuk zinciri koruyarak satış noktalarına ulaştırıyoruz.

İşte Sütaş'ta, sütün iyiliği böyle korunuyor. Çiftlikten başlayıp sofralarımıza kadar uzanan bu süreç, özenle yönetiliyor ve iyiliği sağlığı size getirmek için her gün tekrarlanıyor.

Sütaş Günlük Pastörize Süt ile Sütaş Uzun Ömürlü Süt'ün (UHT) farkı nedir?
Sütaş Günlük Pastörize Süt ile Sütaş Uzun Ömürlü Süt'ün üretim teknolojileri ve bunun sonucunda oluşan raf ömürleri dışında hiçbir farkı yoktur.

Süt alım laboratuvarında kalite testlerinden geçirerek içindeki protein, mineral ve yağ oranlarının Sütaş standartlarına uygunluğunu kontrol ettiğimiz sütleri, günlük pastörize süt üretimi için pastörizasyon ünitesine, uzun ömürlü süt üretimi için ise UHT ünitesine alıyoruz.

Günlük pastörize süt üretiminde sütlerimizi, 76 derecede 12 saniye tutulup hızla 4 dereceye soğutuyoruz. Böylece süt, besin öğeleri korunarak güvenle içilebilir hale gelmiş oluyor. Pastörize ettiğimiz sütler, özel dolum makinalarında, steril ortamda, raf ömrü süresince tazeliğini ve lezzetini koruyacak ambalajlara dolduruluyor.

Uzun ömürlü süt üretiminde ise sütlerimizi, 135 derecede 4 saniye tutarak hızla 4 dereceye soğutuyoruz. Hızla soğutulduğu için, besin değeri ve doğallığı korunuyor. Özel makinalarda, steril ortamda, özel ambalajlara doldurulan bu sütler, paket açılmadığı sürece, oda sıcaklığında bile tazeliğini koruyor.

Sütaş inekleri nasıl besleniyor?
'Çiftlikten sofralara' iş modeli ile ineklerimizin beslenmesinden başlayıp sofralarımıza kadar uzanan süreci özenle yönetiyor ve denetliyoruz. İneklerimiz, sağlıklı yem bitkileri ve kendi tesislerimizde ürettiğimiz doğal yemlerle besleniyor, doğalarına uygun çiftlik ortamında yaşıyorlar. Böylece, sağlıklı ineklerden, besin değeri yüksek, kaliteli süt elde ediyoruz. Mutlu ineklerimizin taptaze sütleri, doğal ve lezzetli ürünlerimizin en önemli güvencesini oluşturuyor.

Sütaş süt nasıl taze kalıyor?
Pastörize ettiğimiz sütler, özel dolum makinalarında, steril ortamda, raf ömrü süresince tazeliğini ve lezzetini koruyacak ambalajlara dolduruluyor. Paketleri açılmadığı sürece, oda sıcaklığında bile bozulmadan tazeliklerini korur.

Sütlerimizi, sofralardaki yerini almak üzere yola çıkmadan önce, nihai kalite testlerinden geçiriyor, raf ömrü sonuna kadar takip etmek üzere, her parti üretimin şahit numunelerini saklıyoruz. Rotası ve sıcaklık seviyesi sürekli izlenen araçlarımızla, soğuk zinciri koruyarak satış noktalarına ulaştırıyoruz.

Sütaş Laktozsuz Süt'ün farkı nedir?
Laktoz sütte doğal olarak bulunan şekerdir. Laktozsuz sütte, süt şekeri (laktoz) basit bileşenlerine; yani glikoz ve galaktoza ayrışmış haldedir. Bu sayede bağırsaklarınız laktoz şekerini kolayca tolere edebilir. Laktoz intoleransı olanlar, Sütaş Laktozsuz Süt’ü günün her anında doya doya içebilir.

Doğal bir kalsiyum, protein ve vitamin kaynağı olan Sütaş Laktozsuz Süt’ün sindirimi kolaydır. Gün içerisinde içeceğiniz bir bardak Sütaş Laktozsuz Süt ile günlük B2, B12 vitamini ve kalsiyum ihtiyacınızın %30’unu karşılayabilirsiniz.

İçeriğindeki laktaz enzimi, sütteki laktozu küçük şekerlere ayırıcı etki gösterdiği için Sütaş Laktozsuz Sütün tadı biraz daha tatlı olabilir. Sütaş Laktozsuz Süt normal süte en yakın lezzette laktozsuz süttür.

Sütaş Devam Süt'ünün farkı nedir?
Sütaş Çocuk Devam Sütü, 1 yaş üzerindeki küçük çocukların dengeli beslenmesi ve sağlıklı büyümesi için özel olarak geliştirilmiştir.

Sütaş Çocuk Devam Sütü, bağışıklık sisteminin normal fonksiyon göstermesine katkıda bulunan A,C ve D vitamini kaynağıdır. İçeriğinde 13 vitamin ve 13 mineral bulunur.

Neden pastörize süt içmeliyiz?
Türk Gıda Kodeksi’ne uygun olarak, pastörize edilen ve özel olarak ambalajlanan sütler hiçbir katkı maddesi içermez.

Böylece, sütün besin değeri korunur.

• İneklerden sağılarak toplanan sütler, özel tankerlerle ve soğuk zincir korunarak, süt üretim tesislerine ulaştırılır.

• Günlük pastörize sütler, sütün 72-80°C’de 6-15 sn. tutularak, uzun ömürlü sütler (UHT) ise 135°C’de 2-4 sn. tutularak hızla 4°C’ye soğutulmasıyla pastörize edilir. Böylece süt, besin öğeleri korunarak, hastalık yapan hem de bozulmaya sebep olan bakterilerin tümünden arındırılıp güvenle içilebilir hale gelir. Özel makinalarda, steril ortamda, ambalajlanan sütler, son kullanım tarihine kadar tazeliğini korur.

Pastörize edilmemiş sütler güvenilir değildir.

• İçerisinde bulunabilecek zararlı antibiyotik kalıntıları ve mikroplar pek çok hastalığa neden olabilir. (Besin zehirlenmesi, tifo, bağırsak tüberkülozu ve brusella vb)

• Pastörize edilmemiş sütler, pastörize sütlere kıyasla çok daha kısa zamanda bozulur. Bu nedenle; lezzet ve dayanma sürelerini uzatmak üzere içine katkı maddeleri konulmuş olabilir.
Günlük pastörize süt ile uzun ömürlü süt (UHT) arasındaki fark nedir?
Çiğ süt, günlük süt için 72-80°C’de 6-15 saniye, uzun ömürlü süt (UHT) için 135°C’de 2-4 saniye tutulup hızla 4°C’ye soğutularak pastörize edilir.

• Süt pastörize edildiğinde, besin öğeleri korunarak, hastalık yapan ve bozulmaya sebep olan bakterilerin tümünden arındırılıp güvenle içilebilir hale gelir.

• Özel makinalarda, steril ortamda ambalajlanan sütler, son kullanım tarihine kadar tazeliğini korur.
Günlük pastörize süt ve uzun ömürlü süt (UHT) tazeliğini ne kadar süre koruyor?
Günlük pastörize süt, soğuk zincir korunarak saklandığı ve ambalajı açılmadığı sürece üzerinde belirtilen son kullanma tarihine kadar tazeliğini korur.

Uzun ömürlü süt (UHT) ambalajı açılmadığı sürece üzerinde belirtilen son kullanma tarihine kadar tazeliğini korur.

• Uzun ömürlü sütlerin (UHT) raf ömrü ve ambalajı açılmadıkça oda sıcaklığında saklanabilmesi, üretim ve dolum teknolojisi ile ambalajının yüksek koruyucu özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
Günlük pastörize süt / uzun ömürlü sütü (UHT) içmeden önce kaynatmak gerekir mi?
Pastörize ve ambalajlı sütler ısıtmadan içmeye uygundur.
Günlük pastörize süt ve/veya uzun ömürlü süt (UHT) herhangi bir koruyucu madde içerir mi?
Hayır, Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde üretilen günlük pastörize süt ve/veya uzun ömürlü süt (UHT) herhangi bir koruyucu madde içermez.
Pastörizasyon nedir? Bu yöntem uygulandığında sütün besin değerinde herhangi bir değişiklik olur mu?
Çiğ sütün, ısıtılarak içindeki zararlı mikroorganizmalardan/hastalık yapabilecek bakterilerden arındırılmasına pastörizasyon denir. Saniyeler içerisinde yapılan bu işlem sayesinde, sütün besin değeri korunur. Herhangi bir değişiklik olmaz.

• Sütün sağlıklı şekilde tüketilebilmesi için mutlaka pastörize edilmesi gerekir.

• Çiğ süt, hızla ısıtılıp günlük süt için 72-80°C’de 6-15 saniye, uzun ömürlü süt (UHT) için ise 135°C’de 2-4 sn. tutulup hızla 4°C’ye soğutularak pastörize edilir.

• Pastörizasyon çok kısa sürede yapıldığı için sütün besin değerinde herhangi bir kayıp gerçekleşmez.
Ambalajlı sütler açıldıktan sonra ne kadar süre içinde tüketilmelidir?
Ambalajı açıldıktan sonra buzdolabında (+4°C) saklanmalı ve 2-3 gün içerisinde tüketilmelidir.

• Çünkü süt havayla temas ettiği anda; bulunduğu ortamın sıcaklığı, ortamdan aldığı mikroorganizmaların yoğunluğu ve saklama koşullarına bağlı olarak tazeliğini hızlıca kaybeder.
Denetimden geçmeyen sütlerde herhangi bir tehlike var mıdır?
Denetimden geçmeyen sütlerde sağlığa yönelik her türlü tehlike söz konusudur. Bu sütlerin içeriğinden ve bize hangi koşullarda ulaştığından asla emin olunamaz.

Kesinlikle, Türk gıda kodeksine uygun olarak üretilmiş sütler tercih edilmelidir.
Açıkta satılan sütler evde kaynatılıp uygun koşullarda saklanırsa, güvenle tüketilebilir mi?
Hayır, tüketilemez çünkü açıkta satılan sütün içeriği bilinemez.

• Ev koşullarında sütü zararlı mikroorganizmalardan arındırmak için en az 10-15 dakika kaynatmak gerekir. Sütün evde ısı ve zaman kontrolü olmadan kaynatılması besin değerinde ciddi kayıplara sebep olur.
Kalsiyum eksikliği süt ile giderilebilir mi?
Patolojik bir bozukluk olmadığı müddetçe günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında süt en ideal besinlerden biridir.

• Süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından oldukça zengin bir besin grubudur.

• Bir bardak sütte (200 ml) yaklaşık 200 – 220 mg kalsiyum vardır. Bunun da ötesinde kemik ve diş sağlığı açısından sütte bulunan kalsiyum: fosfor oranı ideal aralıkta olur.
Sütün büyüme çağını geride bırakmış olan bir kişinin kemik gelişimine yararı var mıdır?
Bu dönemde yeterli süt tüketimi, kemik gelişimine değil, kemiğin mevcut durumunu devam ettirmesine, kemik kaybının önlenmesi ve kemik sağlığının korunmasına yardımcıdır.

• Sütü sadece kemik sağlığı açısından değerlendirmek doğru değildir. Sütün protein kalitesi de oldukça yüksektir ve bu nedenle doku yenilenmesinde büyük önemi vardır.
Laktoz intoleransı nedir? Laktoz intoleransı olanlar süt içebilir mi?
Laktoz intoleransı, süt şekeri olan laktozun sindirilmesindeki yetersizliktir

• Laktozun sindirilmesi için vücutta laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.

• Laktoz intoleransı, tüketilen süt ve süt ürününün markası ve ambalajı fark etmeksizin görülebilen bir rahatsızlıktır.

• Laktoz intoleransı olup olmadığı sağlık profesyonelleri tarafından yapılan testler ile anlaşılabilir.

Laktoz intoleransı olan kişilerin sade süt yerine laktozsuz süt içmeleri önerilir.
YOĞURT HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ
Sütaş Yoğurt nasıl yapılmaktadır?
'Çiftlikten Sofralara' iş modeli ile ineklerimizin beslenmesinden başlayıp sofralarımıza kadar uzanan süreci özenle yönetiyor ve denetliyoruz. İneklerimiz, sağlıklı yem bitkileri ve kendi tesislerimizde ürettiğimiz doğal yemlerle besleniyor, doğalarına uygun çiftlik ortamında yaşıyorlar. Böylece, sağlıklı ineklerden, besin değeri yüksek, kaliteli süt elde ediyoruz. Mutlu ineklerimizin taptaze sütleri, doğal ve lezzetli ürünlerimizin en önemli güvencesini oluşturuyor.

Özenle kontrol ettiğimiz sütleri, hızla 4 dereceye soğutup, özel tankerlerle ve soğuk zincirde, tazeliğini koruyarak üretim tesislerimize ulaştırıyoruz.

Yerinde yapılan kontrollerden sonra tesislerimize ulaşan bu sütleri, bir de fabrikamızın süt alım laboratuvarında kontrol edip, hijyeninden; protein, mineral ve yağ oranlarının kalite standartlarımıza uygun olduğundan emin oluyoruz.

Daha sonra; Sütaş standartlarına uygun olan sütleri pastörize ediyoruz.

Pastörizasyon, sütün 76 derecede 12 saniye tutulup hızla soğutulmasıyla yapılır. Pastörizasyon ile çiğ sütteki zararlı mikroorganizmalar ölürken süt kaynatılmadığı için besin değeri zarar görmez.

İdeal lezzet ve kıvamda 1 kg Sütaş Yoğurt için en az 1,5 litre süt kullanıyoruz.

Sütü, vakum tekniği ile oluşturulmuş düşük basınç altında 65 derecede kaynatıp, buharlaştırıyor, suyunu uçurabiliyoruz. Böylece doğal yapısını ve besin değerlerini koruyarak, 1,5 lt sütü 1 lt’ye indirip yoğunlaştırıyoruz.

Yoğunlaşan sütün içinde başta süt proteinleri olmak üzere tüm besin değerlerinin oranı artıyor; daha besleyici ve daha kıvamlı hale geliyor.

Bu sütleri, yoğurt ünitesine alıyoruz. Önce 90 derecede 5 dakika ısıtıp, daha sonra mayalama için uygun sıcaklığa indiriyoruz.

Sütümüzü, her defasında, canlı, taze ve doğal (canlı ve taze) maya ile uygun sıcaklıkta mayalıyoruz.

Mayalama sürecinde, yoğurda maya ile birlikte başka bir şey bulaşmaması çok önem taşıyor. Bunun için fabrikalarımızda özel fiziki şartlar oluşturuyor, hava kalitesinin de çok yüksek bir hijyen seviyesinde olmasını sağlıyoruz.

Mayalanma süresi tamamlanan yoğurtlarımızı hızla soğutarak, aktif mayalanma sürecini durduruyor ve daha sonra 8 er saatlik dilimlerde, +4 ile 9 derece arasında değişen 3 ayrı ısı seviyesinde, bir gün dinlendiriyoruz. Bu uygulama, yoğurtlarımızın ideal kıvama gelmesini, lezzetinin olgunlaşmasını ve Sütaş Yoğurdun özgün standartlarına ulaşmasını sağlıyor.

Yoğurtlarımızı, sofralardaki yerini almak üzere yola çıkmadan önce, nihai kalite testlerinden geçiriyor, raf ömrü sonuna kadar takip etmek üzere, her parti üretimin şahit numunelerini saklıyoruz.

Rotası ve sıcaklık seviyesi sürekli izlenen araçlarımızla, soğuk zinciri koruyarak satış noktalarına ulaştırıyoruz. Tüketicilerimizin aldığı ürünün tazeliğinden emin olmaları için yoğurtlarımızın üstünde, son kullanma tarihinin yanı sıra üretim tarihini de açıkça belirtiyoruz.

Bütün bu süreçte Sütaş Yoğurtların içerdiği canlı maya miktarının raf ömrü sonuna kadar korunmasını önemli ve öncelikli görüyoruz.

İşte Sütaş Yoğurt'un çiftlikten başlayıp sofralarımıza kadar uzanan bu hikayesi, yoğurtseverler için her gün tekrarlanıyor.

Sütaş Yoğurt hangi sütten yapılıyor, nasıl bu kadar dayanıyor?
'Çiftlikten Sofralara' iş modeli ile ineklerimizin beslenmesinden başlayıp sofralarımıza kadar uzanan süreci özenle yönetiyor ve denetliyoruz. İneklerimiz, sağlıklı yem bitkileri ve kendi tesislerimizde ürettiğimiz doğal yemlerle besleniyor, doğalarına uygun çiftlik ortamında yaşıyorlar. Böylece, sağlıklı ineklerden, besin değeri yüksek, kaliteli süt elde ediyoruz. Mutlu ineklerimizin taptaze sütleri, doğal ve lezzetli ürünlerimizin en önemli güvencesini oluşturuyor.

Sütaş Yoğurt raf ömrü boyunca taze kalır çünkü;
• El değmeden sağılan, sağılır sağılmaz 4°C’ye soğutulan, özel tankerler içinde bu ısıda muhafaza edilerek en kısa sürede üretim tesislerimize ulaştırılan taptaze ve sağlıklı sütlerle üretilir,

• Her seferinde taze ve hiçbir yabancı bakteri bulaşmamış yoğurt mayası ile doğru ve sabit sıcaklıkta mayalanır,

• Yabancı bakterilerden tamamen arındırılmış, mikrobiyolojik olarak temiz hava bulunan tamamen steril ortamda yapılır ve el değmeden paketlenir,

• Standart sıcaklıkta mayalama sonrası oluşan yoğurt hızla ve kademeli olarak +4 °C’ye kadar soğutulup, soğuk zincir korunarak rotası ve sıcaklık seviyesi sürekli izlenen araçlarla satış noktalarına ulaştırılır.

Sütaş Yoğurt’un raf ömrü ne kadardır?
Sütaş Yoğurt’un raf ömrü;
• Sütaş Kaymaklı Yoğurt için 16 gün,
• Sütaş Kaymaksız Yoğurt için 22 gündür.
Sütaş, raf ömrü sürelerinin açıkça anlaşılması için ambalajlarına son kullanma tarihi ile beraber üretim tarihini de şeffaf biçimde yazmaktadır.

Sütaş Yoğurt’un kıvamının sırrı nedir?
İdeal lezzet ve kıvamda 1 kg Sütaş Yoğurt için en az 1,5 lt süt kullanıyoruz. Sütü, vakum tekniği ile oluşturulmuş düşük basınç altında 65 derecede kaynatıp, buharlaştırıyor, suyunu uçuruyoruz, doğal yapısını ve besin değerlerini koruyarak, 1,5 lt sütü 1 lt’ye indirip yoğunlaştırıyoruz. Böylece sütün içinde başta süt proteinleri olmak üzere tüm besin değerlerinin oranı artıyor; bu yoğun sütten yapılan Sütaş yoğurt da daha besleyici ve daha kıvamlı oluyor.

Sütaş Kaymaklı Yoğurt’un kaymağı nasıl yapılıyor? Nasıl bu kadar kalın oluyor?
Sütaş Yoğurt'un kaymağı, sütün mayalandıktan sonra yoğurt olana kadar geçen sürede süt yağının yüzeyinde toplanmasıyla oluşur. Katılaştıktan sonra hızla soğutulan yoğurdun kaymağı sertleşerek son halini alır. Bunun dışında herhangi bir işlemin uygulanmasına, kaymak ya da benzeri bir şey katılmasına, eklenmesine gerek yoktur. Yoğurdun kaymağının kalınlığı yoğurdun içindeki sütün yağ miktarı ile ilgilidir. Süt yağı miktarı artıkça kaymak kalınlaşır.

Sütaş yoğurdu nasıl mayalıyor?
Yoğurtlarımızı her gün canlı, taze ve kaliteli doğal maya ile yapıyoruz. Sütaş, yoğurtlarını yüzyıllardır yoğurt yapımında kullanılan bakteriler (Lactobacillus Bulgaricus ve Streptococcus Thermophilus)* ile mayalar.

Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliği (Tebliğ No: 2009/25)

Sütaş Yoğurt yoğurttan mı mayalanıyor?
Sütaş Yoğurt yoğurttan mayalanmıyor, her seferinde canlı, taze ve kaliteli doğal maya ile yapılıyor.

Tüm canlılar gibi yoğurt mayasının da bir yaşam döngüsü vardır. Onlar da diğer canlılar gibi doğarlar, gelişirler, ürerler ve olgunluk evresinden sonra ölürler. Daha önce yapılmış bir yoğurttan mayalanan yoğurtlar, yoğurdun faydasını yaratan en temel unsurlardan olan canlı, taze ve yararlı iki yoğurt bakterisini yeterli sayıda içermeyebilir.

Sütaş Yoğurt hangi sütten yapılıyor?
Yoğurtlarımızı, her gün titizlikle topladığımız, hızla 4 dereceye soğutup, özel tankerlerle ve soğuk zincirde tazeliğini koruyarak üretim tesislerimize ulaştırdığımız ve kalite standartlarımıza uygun olan sütlerden yapıyoruz.

Sütaş’ın bebeklere özel yoğurdu var mı?
Sütaş Babymix, bebeğinizin sağlıklı gelişmesine yardımcı olan özel bir yoğurttur. İçerdiği probiyotik kültürler sayesinde bebeğinizin sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

Bebeklerin rahat sindirebilmesi için Sütaş Babymix’in içeriğindeki süt yağı ve laktoz düzenlenmiş, proteinler dengelenmiştir. Sütaş Babymix’i, bebeğinize 6. aydan itibaren ek gıda olarak verebilirsiniz.

Sütaş Yoğurt’ta süt tozu kullanılıyor mu?
Sütaş Yoğurt’ta süt tozu kullanılmıyor. Sütaş Yoğurt sadece taze süt ve her seferinde canlı, taze ve doğal maya ile üretiliyor.
Sütaş Yoğurt helal gıda mıdır?
Evet, helal gıdadır. Sütaş Entegre Süt Üretim Tesisleri, Dünya Helal Birliği Sertifikasına sahiptir.
Ambalajlı yoğurt nasıl bu kadar dayanıyor? Raf ömrü neden bu kadar uzun?
Yoğurdun ömrünü, kullanılan sütün ve mayanın kalitesi, tazeliği, mayalama sıcaklığı, üretim sürecindeki hijyen koşulları, üretim yerinden çıktıktan sonra dağıtımda, markette ya da evimizde maruz kaldığı başta ısı olmak üzere saklama koşulları, yoğurt açıldıktan sonra dışarıdan bulaşabilecek ve yoğurdun içerisinde üreyebilecek yabancı bakteriler belirler. Günümüzde süt hayvancılığındaki gelişmeler sonucu artan süt kalitesi, sütün toplanması ve taşınması sırasındaki gelişmeler, yoğurt üretiminde artan hijyen koşulları, yoğurdun fabrikalardan satış noktalarına ulaştırılmasında ve satış noktalarında muhafazasında sağlanan standartlara uygun saklama koşulları, raf ömrünün uzamasına etki eden faktörler olmuştur. Bu nedenle, açık yoğurt çok hızlı bir şekilde bozulurken, ambalajlı olarak uygun koşullarda saklanan yoğurt daha uzun süre dayanır.

Ambalajlı yoğurt küflenir mi?
Ambalajlı yoğurt da küflenebilir; ambalajı açıldıktan sonra, bulunduğu ortamdaki mikroorganizma yoğunluğuna, bulunduğu ortam sıcaklığına ve bu ortamda kalış süresine bağlı olarak, yüzeyinden başlamak üzere küflenme görülebilir.

Ambalajlı yoğurt nasıl bu kadar kıvamlı oluyor?
Yoğurdun kıvamını, üretildiği sütün cinsi, içerdiği süt proteinleri ile süt yağı ve mayalama sıcaklığı belirler. Sütün uygun koşullarda buharlaştırılarak yoğunlaştırılması sayesinde, içindeki süt ve dolayısı ile süt proteini ve süt yağı miktarı artan yoğurdun kıvamı da doğal olarak daha yoğun olur.

Ev yapımı yoğurt ekşirken ambalajlı yoğurt neden ekşimiyor?
Ekşime, üretim sürecinde yoğurtta kullanılan mayanın tazeliğine, yoğurdun mayalanma ve korunma sıcaklığına ve bulunduğu ortamdan aldığı yabancı mikroorganizmaların yoğunluğuna; ambalajı açıldıktan sonra da bulunduğu ortamın sıcaklığı ve ortamdan bulaşan yabancı mikroorganizmaların sayısına bağlı olarak ortaya çıkar. Örneğin; evde yoğurt yaparken, mutfaktaki havadan, sıcaklığını kontrol ederken süte değdirilen parmaktan, yoğurda yabancı bakteriler bulaşır. Dolayısıyla hem taze maya kullanılmayan, hem yanlış sıcaklıkta mayalanan, hem de mikroorganizmalara açık ortamda hazırlanan ve saklanan yoğurdun yapısı daha hızlı bozulur ve yoğurt daha çabuk ekşir.

Ambalajlı yoğurda ne katılıyor?
Türk Gıda Kodeksi Katkı Maddeleri Yönetmeliği** ve Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliği’ne* göre ambalajlı sade yoğurtların üretiminde süt ve maya dışında herhangi bir katkı maddesi kullanılamaz. Üretilen ambalajlı sade yoğurtların bu yasalara uygun olup olmadığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından yapılan resmi kontrol ve analizler ile sürekli ve düzenli olarak denetlenmekte, tespit edilen uygunsuzluklar basın yoluyla ifşa edilerek yasalar çerçevesinde cezalandırılmaktadır.

*Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliği (Tebliğ No: 2009/25)
** Türk Gıda Kodeksi Katkı Maddeleri Yönetmeliği

Ambalajlı yoğurtların mayası nereden geliyor?
Yoğurt mayası yüksek dağlardaki ormanların sabah çiyinin süte alınıp üretilmesiyle elde edilir. Elde edilen yoğurt mayası saflaştırıldıktan sonra çoğaltılarak endüstride kullanılacak miktara getirilir. Bu işlem son derece hijyenik ve hassasiyet isteyen bir işlemdir. Bu nedenle yoğurt mayası üretimi dünyada bir kaç üretici firma tarafından yapılmaktadır. Tüm dünyaya bu üreticiler temiz ve sağlıklı mayayı dağıtır. (Danimarkalı iki şirket; Danisco ve Chr. Hansen)

Satış noktalarında bulunan yoğurt mayaları sağlıklı mıdır?
Ambalajlı yoğurtların mayası tüketicilerin satın alabileceği miktarlarda satış noktalarında bulunmamaktadır. Çiğ süt satıcılarının çiğ sütün yanında verdikleri mayanın içeriği, nerede üretildiği, nasıl elde edildiği, kaynağı belli değildir. Bu mayaların saf ve temiz yoğurt mayası olduğu konusu şüphelidir ve bu mayaları kullanarak yoğurt yapmak hem sağlık açısından çok riskli hem de yoğurdun kalitesi açısından uygun değildir.

Yoğurt mayası ve yoğurt kültürü arasında ne fark vardır?
Yoğurt mayası ve kültürü aynı şeydir. Yoğurt mayası olarak bilinen canlı bakteriler bilim dünyasında yoğurt kültürü olarak adlandırılır.

Ev yapımı yoğurt daha mı sağlıklı?
Kesinlikle daha sağlıklı değildir. Yoğurdun sağlıklı olması, sütün kalıntı madde içermemesi, sağlıklı hayvanlardan elde edilmesi, çiğ süte hileli bir işlem uygulanmaması ve bunun yanında kullanılan mayanın yeterli miktarda taze/canlı faydalı bakteri içermesi ile temin edilir. Bu koşulların ev yoğurdu yaparken sağlanması mümkün değildir.

Yoğurttan yoğurt mayalamak doğru mu?
Maya adını verdiğimiz yoğurt bakterilerinin de bir ömrü olduğu için eski yoğurtta bu faydalı bakteriler de artık ya ölmüş ya da işlevlerini büyük ölçüde kaybetmişlerdir. Bu nedenle eski yoğurdun maya olarak kullanılması durumunda yoğurtta bulunması gereken faydalı bakteri sayısına ulaşılamaz.

Evde yaptığımız yoğurt su salarken ambalajlı yoğurt nasıl oluyor da su salmıyor?
Ambalajlı yoğurt da su salar. Ancak, ambalajlı yoğurt üretiminde sütün uygun koşullarda buharlaştırılarak yoğunlaştırılması sayesinde, içerdiği tüm besin değerlerinin oranı arttığı için ev yoğurdundan daha kıvamlı bir yapıya sahiptir ve bu nedenle daha az ve yavaş su salar.

Ambalajlı yoğurt sütlerinde antibiyotik var mı?
Antibiyotik olan sütten kaliteli yoğurt üretilemez. Antibiyotikli sütün içinde yoğurt mayasının sütü yoğurda dönüştürene kadar yaşaması mümkün değildir.

Yoğurdu homojenize etmek ne demektir? Yoğurt homojenize edilince yoğurt vasfını kaybediyor mu?
Sütün içinde bulunan süt yağı tanecikleri sütün üzerinde birikerek kaymak yapar. Bu yağ taneciklerini sütün her tarafına yayma işlemine “Homojenizasyon” denir. Homojonize sütten yapılan yoğurtlarda süt yağı tanecikleri yoğurdun her tarafına eşit miktarda dağılmış olur, yoğurdun üzerinde kaymak oluşturmaz. Homojenize edilmemiş sütten yapılan yoğurtlar kaymaklı yoğurttur. Homojenizasyon işlemi yoğurdun, doğallığını ve yoğurt vasfını kesinlikle bozmayan, tamamen fiziksel yani mekanik bir uygulamadır.

Ambalajlı yoğurt kansere sebep oluyor mu?
Bütün dünyanın en kıymetli gıdalardan biri olarak kabul ettiği yoğurdu bu tür hastalıklarla ilişkilendirmek hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, yanıltıcı ve haksız bir iddiadır. Güvenilir markalar tarafından gıda mevzuat ve yasalarına uygun olarak üretilen tüm yoğurtlar sağlıklı ve besleyicidir. Tüm güvenilir markaların yasalara uygun olarak ürettikleri yoğurt, bu iddiaların tam tersine içerdiği maya olarak bilinen yoğurt bakterileri sayesinde kanser de dahil birçok hastalığa karşı önleyici, koruyucu özelliklere sahip çok değerli bir gıdadır.

Neden bebekler için ev yoğurdu öneriliyor?
Bebeklerin mümkünse ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeleri gerekmektedir. Altıncı aydan itibaren bebeğin gelişim için ihtiyaç duyduğu besin maddeleri arttıkça sindirimi kolay, besleyici özelliği yüksek ve bebeklerin bünyesine uygun başta yoğurt olmak üzere bazı ek besinler verilebilir.

Ancak, yoğurdun sağlıklı olması, sütün kalıntı madde içermemesi, sağlıklı hayvanlardan elde edilmesi, çiğ süte hileli bir işlem uygulanmaması ve kullanılan mayanın yeterli miktarda taze/canlı faydalı bakteri içermesi ile temin edilir. Bu koşulların ev yoğurdu yaparken sağlanması mümkün değildir.

Evde yapılan yoğurt, hiçbir zaman bebeğin yoğurttan alması beklenen faydaları sunamaz.

Üyelik Şartları

Aşağıdaki metinde yazılı bulunan ve Sutas.com.tr kullanım şartları, gizlilik ve telif hakları ile ilgili size bilgi veren metni okumanız gerekmektedir.

Bu şartları kabul etmeniz halinde sizden beklenen, ister üye olarak ister konuk olarak anlaşmaların şartlarına uymanızdır. Sitemizden faydalanmaya başlamadan önce sizden ne gibi bilgiler istendiğini ve bunların ne amaçla istendiğini anladığınızdan emin olmanız sizin yararınızadır.

Sutas.com.tr sitesinin tüm hakları, Sütaş'a aittir. Site içeriğindeki tüm malzemeler uluslararası telif hakları ve ticari marka kanunları tarafından korunmaktadır. Kod ve yazılım da dahil olmak üzere, site içeriğindeki tüm materyaller, yazı, makale, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret vesaire fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, Sütaş'ın yazılı izni olmadıkça bu sitedeki hiç bir malzemeyi değiştiremez, çoğaltamaz, yeniden yayımlayamaz ya da dağıtamazsınız. Sutas.com.tr’de yer alan yazı, makale, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses materyallerini Sutas.com.tr sitesine bağlı kaldığınız süre boyunca kullanma hakkına sahipsiniz.

Sutas.com.tr, üçüncü şahıslar tarafından idare edilen İnternet sitelerine bağlantılar ve yönlendiriciler de sağlamaktadır. sutas.com.tr, bu üçüncü şahıs sitelerindeki bilgileri, ürünleri ve hizmetleri hiçbir şekilde işletmemekte ya da denetlememektedir. Sutas.com.tr kanalı ile bağlandığınız diğer sitelerde yayınlanan içerik ve sorunlar bağlanılan sitenin sorumluluğu altındadır. Bağlanılan sitelerdeki içerikler ve sorunlar nedeniyle Sutas.com.tr'ye sorumluluk yüklenilemez, yöneltilemez.

Sutas.com.tr, malzemelerinin kullanımından ya da kullanılamamasından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçların yol açabileceği hiçbir zarardan sorumlu değildir. Bu anlaşma, Sutas.com.tr tarafından, herhangi bir anda, önceden uyarı yapılmaksızın bitirilinceye kadar geçerlidir. Bilgisayarınıza indirdiğiniz malzemelerle ilgili size getirilen kısıtlamalar ve bu anlaşmada sayılan sorumlulukların reddi ve sınırlanması devam edecektir.

Sutas.com.tr, gizlilik haklarınıza önem verdiği için, aşağıda belirtilen şu ilkelere uyar: Kişisel bilgileriniz gerektiğinde bunu açıkça sorarız. Sutas.com.tr'nin yeni özellikleri, hizmetleri ya da ürünleri hakkında size zaman zaman bilgi gönderebiliriz fakat kişisel bilgilerinizi kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşmaz ve açıklamayız. Eğer bu ilkelerimiz hakkında sorularınız varsa, lütfen tuketici@sutas.com.tr adresine elektronik posta yoluyla gönderiniz.

Bu anlaşma, T.C. yasalarına uygun olarak, hiçbir yasal tezata yer verilmeden yürütülecektir. Eğer bu anlaşmanın herhangi bir maddesi, yasadışı, geçersiz ya da herhangi bir nedenden ötürü yasal açıdan uygulanamaz durumdaysa, o halde söz konusu madde bu anlaşmadan çıkarılabilir sayılacak ve geriye kalan maddelerin geçerliliğini ve yasal açıdan uygulanabilirliğini etkilemeyecektir.