SELECT YOUR LANGUAGE

Çevreyi Koruyarak Büyümemiz Çok Doğal

Süt ve süt ürünleri sektörü, hayvan gübrelerinin ortaya çıkardığı sera gazları sebebiyle iklim değişikliğine etkisi oldukça fazla olan bir sektördür. Ayrıca, hayvan yemi üretiminde ihtiyaç duyulan yüksek miktarda su nedeniyle, su kaynaklarının korunması ve tarım arazilerinin kaybının önlenmesi de süt sektörünü çok yakından ilgilendirmektedir.

Enerji ve çevre politikamız çerçevesinde, iklim değişikliği ile mücadele için yenilenebilir, alternatif enerji kaynaklarını kullanmayı ve kendi atıklarımızdan ısı ve elektrik ihtiyacımızı karşılamayı önceliğimiz olarak belirledik. Atıkları azaltmak ve geri dönüştürmek, tüm yeni ürünleri ve operasyonel süreçleri, çevresel etkisi en az olacak şekilde geliştirmek ve bu yönde tedarikçilerimiz ile çalışanlarımızın farkındalıklarını artırmak, politikamızın diğer önemli unsurları arasında bulunuyor. Çevresel etkilerimizi yönetmek için süt fabrikalarımızda ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi sertifikasyonlarını aldık. Çevresel performansımızı yönetim sistemleri ile takip ederek sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz.

İklim değişikliği ile mücadelenin en önemli performans kriteri enerji tüketimini ve enerji salımını azaltmaktır. Biz de bu iki kriteri baz alarak performansımızı ölçüyoruz ve 2020 yılına kadar ISO14064 sertifikasyonunu almayı hedefliyoruz.

Son üç yılda büyümemize paralel artan enerji tüketimimize karşılık, sera gazı salımımız 2015 yılında bir önceki seneye göre yaklaşık %20 azaldı.





SU YÖNETİMİ

Dünya Ekonomik Forumu, 2015 yılı Küresel Riskler Raporunda, dünyayı önümüzdeki yıllarda kötü etkileyecek kuraklık, sel ve bozulan su kalitesi gibi küresel su krizlerine dikkat çekiyor. Sanılanın aksine, su yoksulu sayılabilecek bir ülkede yaşıyoruz. Entegre tesislerimizin bulunduğu Karacabey ve Aksaray da su kaynakları kısıtlı yerler arasında yer alıyor. Süt sektörü, su kaynaklarına büyük ölçüde bağlı bir sektördür ve en önemli su kullanım süreçleri, sütün işlenmesinin yanı sıra tarımsal üretim faaliyetleridir. Bir birim çiğ sütü işlerken, ürünün cinsine bağlı olarak yaklaşık 5 birim suya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, sürdürülebilirlik açısından, bu kaynağın en tutumlu ve verimli şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır.

2015 yılında toplam 2,8 milyon m3 su kullandık. İşlediğimiz ton çiğ süt başına su kullanımımız 2013 yılına oranla %26 azalarak, 2,65 m3 olarak gerçekleşti.

Kullandığımız suyun yaklaşık %85’ini yeraltı sularından tedarik ediyoruz. İlk olarak yer altı sularını şartlandırma tesislerimizde işleyerek süt üretiminde kullanılacak standartlara uygun hale getiriyoruz. Fabrika yıkama süreçlerinde yapılan iyileştirmeler ile kullandığımız suyun %25’ini geri dönüştürerek tekrar süt işleme merkezlerimizde kullanıyoruz. Bu konudaki araştırmalarımıza ve uygulamalara devam ederek, 2020 yılına kadar geri kazanılan su miktarını %50 artırmayı hedefliyoruz.

Tüm üretim süreçleri sonrasında oluşan atık sularını, 2008 yılında itibaren “Anaerobik Atık Su Arıtma Tesislerimizde” düşük enerji ve kimyasal kullanımı ile %100 arıtarak doğaya geri kazandırıyoruz. Bu arıtım işlemi sırasında çökertilen çamur ve organik malzemeler de enerji üretim tesislerimize gönderilerek geri dönüştürülüyor.

Atık su arıtma süreçlerimizi daha verimli hale getirmek üzere Ar-Ge çalışmalarına devam ediyoruz. ENFAŞ tesislerinde enerji üretimi sonrasında ortaya çıkan gübrenin katı kısmını kompostlayarak tarım arazilerinde kullanılmasını sağlarken likit gübrenin de organik madde içeriği düşük topraklarda sulama amaçlı kullanımı için Bakanlık ve akademik kuruluşlarla Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Bununla birlikte, Hollanda’da, yenilikçi ve sürdürülebilir iş çözümleri üretmek üzere hizmet veren “Netherlands Enterprise Agency (RVO)” ortaklığında gerçekleştirdiğimiz proje ile doğal sulak alan arıtma sistemimizde iyileştirmeler yapıyor ve verimsizlikleri ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.

Yem ürettiğimiz tarım arazilerinde de su tüketimini azaltmaya odaklanıyoruz. Bu amaçla, tarımsal üretim yaptığımız arazilerin, %40’ında kullandığımız damlama sulama sistemleri, 1500 km uzunluğuna ulaştı. Bu arazilerde kullanılan su miktarında yaklaşık %40 tasarruf sağladık. Aynı anda, dekar başına aldığımız ürün verimini de 4,5 tondan 5,85 tona yükselttik.

Evaporatör sularının geri kazanımı projesi: Su kullanımını azaltmak, işleme, iyileştirme ve arıtma maliyetini düşürmek, kaliteli su teminini sağlamak için bir geri kazanım projesi geliştirdik. Bu projeyle, süt üretiminde uygulanan evaporasyon işlemi sonucu ortaya çıkan suları geri kazanarak, kule ve kazan besi suyu olarak kullanmaya başladık. Geri kazanım tesisinde 850 m3/gün (310 Bin m3/yıl) atık suyu geri kazanarak kazan besi ve kule besi suyu olarak değerlendirdik. Bu projemizle, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin düzenlediği ‘İnovatif Sürdürülebilirlik Uygulamaları’ yarışmasında finalist olduk.




LOJİSTİK YÖNETİMİ

Dağıtım ve Lojistik ağımızı verimli hale getirerek çevresel etkimizi düşürmeyi sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz.

2015 yılında gerçekleştirilen iyileştirme projeleri ile; Çiğ süt lojistiğinde %6,6; Ürün lojistiğinde %7,8; Malzeme lojistiğinde %8,8 iyileştirmesi sağlandı.

Lojistik operasyonlarımızın önemli bir ayağını süt toplama ağımız oluşturuyor. 2015 yılında; süt fabrikalarımıza yaklaşık 2 milyon litre çiğ süt taşıdık. Süt aldığımız noktaları, tesislerimize %5 oranında yakınlaştırmak suretiyle, litre süt başına kat ettiğimiz kilometreyi düşürüp çiğ süt lojistiğinde %6,6 oranında iyileştirme sağladık. Ayrıca, yazılımını tamamladığımız ve 2016 yılında uygulamaya başlayacağımız, “Milkcollect Projesi” ile daha fazla iyileştirme hedefliyoruz.

Malzeme lojistiğinde ise “Backhaul Taşıma” (geri dönüş yükü) projesi ile 2015 yılında, ürün taşıyan araçların yaklaşık %70’ini fabrikalara gelmesi gereken malzemeler için kullanarak, 1, 2 milyon TL tasarruf sağladık. Yoğurt ambalajlarında yaptığımız kap değişikliği sayesinde aynı miktarda ürünü 300 adet daha az tır kullanarak taşıdık.

Satış kanallarımızda verimliliği artırmaya yönelik olarak kullanmaya başladığımız el terminallerimizi, 2015 yılında tüm monodistribütörlerimize yaygınlaştırdık. Böylece, satış noktalarındaki penetrasyonumuzu izliyor, araç ve müşteri kırılımında satış verilerini takip ederek daha verimli bir lojistik yönetimi sağlıyoruz.

“Milk Collect”, çiğ sütün sahadan toplanmasılojistiğinin, bilgi teknolojileri ile birleştirildiği, inovatif bir projedir. "Milk Collect" ile şu anda sayısı 700’e ulaşmış olan süt toplama merkezi ve çiftliklerden, her gün süt toplayan araçların; uydudan alınan konum bilgileri, araç doluluğu ve taşınan sütün kalite bilgileri birleştirilerek izlenebilirliğin arttırılması, kalite raporlarının takibi ve günlük operasyonların optimum şekilde yönetilmesi amaçlanıyor.


ENERJİ YÖNETİMİ

Sera gazı salımlarının azaltımında yenilenebilir enerji üretimi ile sınırlı kalmayıp farklı projeler yürütüyoruz. Bu amaçla, 2014 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından destek programına kabul edilen 4 adet Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) üzerinde çalışıyoruz.

Bu projeler kapsamında, Aksaray ve Karacabey’de, yüksek enerji tüketen armatürler, LED armatürler ile değiştiriliyor. Düşük verimli motorlar yerine yeni nesil, enerji tüketimi düşük, enerji verimliliği yüksek motorlar alınıyor. Bu projelerin 2016 yılında tamamlanması ve toplamda yaklaşık 10.080 GJ enerji tasarruf edilmesi öngörülüyor. Bu miktar, 2015 yılında biyogaz tesislerimizde ürettiğimiz elektrik enerjisinin yaklaşık %9’una denktir. TÜBİTAK desteği ile yaptığımız diğer projeler de enerji verimliliğimize katkı sağlamaktadır.

İklim Dostu Soğutucular

“Çiftlikten Sofralara” iş modelimiz kapsamında değer zincirinin bütün süreçlerini iyileştirme bakış açısıyla, önemli bir salım kaynağı olan satış dolaplarının etkilerini azaltmak üzere çalışıyoruz. Ürünlerimiz, tüketicilere ulaşmadan önce satış noktalarındaki soğuk dolaplarda bekliyor ve bu dolapların soğutulması için çeşitli akışkan maddeler kullanılıyor.

2011 yılından beri tüm yeni soğutucuları, iklim dostu olan ve hidrokarbonlu (HC) soğutucu olarak alıyoruz. Sahada bulunan 50.000 adet soğutucumuzun %40’ı iklim dostu soğutuculardan oluşuyor. 2020’de soğutucularımızın %100’ünün iklim dostu soğutucu olmasını hedefliyoruz.

TÜBİTAK desteğiyle yapılan projeler

Proje 1: Yüksek enerji tüketen aerobik sistem yerine membran kullanarak atık suları filtreleme ve biyogaz tesisinde enerji tüketimini düşürme projesi
•%85 kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) giderimi
•%15 elektrik giderlerinde tasarruf
•Elde edilen biyogazda yaklaşık %10’luk artış

Proje 2: Reaktör içi sıcaklık arttırılarak biyogaz tesislerinde organik atıklardan daha kısa zamanda daha çok biyogaz üretimi alarak enerji tasarrufu sağlama projesi
Mevcut kapasitesi 50 ton/gün olan çürütücüde;
•Atık işleme kapasitesinde %20 artış
•Gaz veriminde %26 artış

Proje 3: Su yumuşatmak için kimyasal yerine baca gazından elde edilen karbondioksit (CO2) kullanma projesi
•Yıllık 2.100 ton karbon salımı azaltımı
•3.000 ton kimyasal tüketiminin engellenmesi
•22.000 m3 su tasarrufu





Enerjimizi Organik Atıklarımızdan Üretmemiz Çok Doğal

Misyonumuz gereği, atıklarımızın çevreye olan etkilerini en aza indirmek amacıyla, 2013 yılında enerji faaliyetlerimize başladık. Bugüne kadar 20,1 milyon USD yatırım yaparak 2015 yılı itibari ile kapasitemizi elektrik üretiminde 10,6 MWh, ısı enerjisinde ise7,4 ton/h’e çıkardık.

Çiftliklerimizden gelen gübrelerin yanısıra, üretim süreçlerinde ortaya çıkan bütün organik atıkları biyogaza çevirerek, elektrik, sıcak su ve buhar üretiyoruz.

Bu faaliyetlerimizle; 2015’te, 300 bin ton atığı bertaraf ederek ürettiğimiz yenilenebilir enerji 227 bin GJ’e ulaştı ve grubumuzun elektrik ihtiyacının %41’ini, buhar ihtiyacımızın ise %10’unu karşıladık.

Yenilenebilir enerji üretimi ile 2015 yılında 86.000 ton daha az sera gazı salımı ile toplam salımlarımızın yaklaşık %74’ü oranında azalma gerçekleşti.

  • Toplam sera gazı azaltımımız; 2013 yılında 510.000 ağaç, 2014 yılında 1.400.000 ağaç, 2015 yılında ise 2.000.000 ağacın bir yılda emdiği toplam karbondioksit miktarına denk geliyor.


  • Üretilen elektriği, elektrik şebekesine satarken, buharı ve sıcak suyu süt fabrikalarımızda kullanıyoruz. Bu şekilde atıkları azaltıp temiz enerji elde ederken,fosil yakıt tüketimini sınırlamış oluyoruz.

    Doğal koşullarda, atmosfere metan gazı salan hayvansal gübreleri biyogaz tesisine alıp, enerji üretmek için kullanıyoruz. Böylece, sektörümüzün iklim değişikliğine en büyük etki eden faktörlerden olan hayvan gübrelerinden kaynaklanan metan gazının atmosfere salımını engelleyerek çok yönlü fayda sağlıyoruz.

    2015 yılında;
    Elektrik Üretimimiz 31.100 MWh
    Isı Enerjisi Üretimimiz 21.000 ton/yıl
    Aksaray Biyogaz Tesisi’nde,
    • Aksaray Süt Fabrikası’nın elektrik ihtiyacının %50’si, buhar ihtiyacının %10’u
    • Aksaray Yerleşkesi enerji ihtiyacının % 20’si
    Karacabey Biyogaz Tesisi’nde,
    • Karacabey Süt Fabrikası’nın elektrik ihtiyacının %40’ı, buhar ihtiyacının %9’u
    • Karacabey Yerleşkesi enerji ihtiyacının % 16’sı karşılanmıştır.

    2015 yılında, Tire Atık Su Arıtma ve Biyogaz Tesisi’nin yatırımına başladık. Arıtma kapasitesinin 6.000 ton/gün, elektrik üretimi kapasitesinin 4,2 Mwh ve buhar üretimi kapasitesinin 3 ton/h olması hedeflenen tesisimizin yatırım maliyetinin 8,9 milyon USD olması planlanıyor.

  • Aksaray Biyogaz Tesisimiz Türkiye’nin ilk Gold Standard sertifikalı biyogaz tesisidir.


  • PAYDAŞ GÖRÜŞÜ: Paydaşlarımızın yaklaşık %90’ı çevresel sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları çok önemli görüyor ve bu alanda öncü rol oynamaya devam etmemizi bekliyor.


  • Aksaray Biyogaz Tesisimizle Karbon ve Enerji Yönetimi dalında Sürdürülebilir İş Ödülü aldık.



  • TARIMSAL FAALİYETLERİMİZ VE ENERJİ YÖNETİMİ

    Tarımsal faaliyetlerimiz kapsamında, hem kendi arazilerimizde bitkisel üretim gerçekleştiriyor, hem de sözleşmeli bitkisel üretim yaptırıyoruz.

    Bitkisel üretim süreçlerinde daha yüksek verimlilik için iyi tarım uygulamalarını hayata geçiriyor ve arazi yönetiminde tarımsal alanların azalarak yok olmasına karşı önlemler alıyoruz.

    Ürünlerin verimlilik hedeflerini göz önünde bulundurarak, toprak analizleri sonuçlarına göre, organomineral gübre çeşitleri kullanıyoruz. Hasat sonrası toprağın organik yapısını iyileştirmek amacıyla, bitki artıklarının toprak altına gömülmesini sağlıyoruz. Aynı ürünün üst üste ekilmesi sonucu toprakta besin maddelerinin azaldığı ve o ürüne özgü hastalık ve zararlıların çoğaldığının bilinciyle, ekim nöbeti uygulaması yapıyor; tarım arazilerinde hububat ve mısırı sırasıyla ekiyoruz.

    Türkiye topraklarının %64’ü, organik madde içeriği %2’nin altında olan toprak yapısından oluşuyor. Bu aynı zamanda toprağın tarımsal amaçlı kullanılamaması yani toprak kaybı anlamına geliyor. 2016 yılında, 4.650 ton organik gübre üretim kapasitesine sahip gübre kurutma tesislerimizi hayata geçireceğiz. Bu tesislerde, enerji tesislerimizden çıkan hayvansal atıklarımızı değerlendirip, organik madde içeriği %80 gibi oldukça yüksek değerde gübre üretebileceğiz. Böylece toprak kaybını engellemenin yanında toprak yapısını zenginleştirerek, çok daha yüksek verim alınmasına katkı sağlayacağız.

    Sertifikalanmış ürün çeşitleri ekerek hastalık ve zararlılara dayanaklı olmasını sağlıyoruz. Ayrıca ekim nöbeti uygulayarak tarımsal ilaç kullanımını azaltıp toprak ve ürün verimliliğini artırıyoruz.


    ATIK YÖNETİMİ

    Değer zincirindeki tüm kaynaklarımızın en verimli şekilde kullanılması, geri dönüşüm ve geri kazanım oranlarının artırılmasına yönelik "0 atık" hedefi ile çalışıyoruz.

    2015 yılında hayvan gübreleri dahil olmak üzere 378 bin ton katı atık oluştu. Bu atıkların, 304 bin tonunu enerji üretmek amaçlı geri kazanırken , 47 bin tonunu kompostlayıp daha verimli bitkisel üretim için toprağa geri verdik. %62'si ambalaj atıklarımızdan, %38'i yeniden kullandığımız malzemelerden oluşan 17 bin ton malzemeyi ise geri dönüştürürdük. Toplam atıklarımızın, sadece %2.6'sını oluşturan 10 bin tonunu da katı atık sahasına gönderdik. 2020 yılında katı atık sahasına gönderilen atıklarımızın oranını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz.

    Ürün ambalajlarında kaliteden vazgeçmeden, sürdürülebilirlik odaklı yürüttüğümüz çalışmalarımızla, daha az ya da çevreye etkisi daha düşük malzeme kullanıyor, ÇEVKO ile yaptığımız işbirliği ile atıklarımızın yeni kaynaklara dönmesine özen gösteriyoruz.

    Ambalajlarımızda doğada çözünmeyen hammadde olan polivinil kloridi (PVC) geri dönüştürülebilen ve çevresel etkisi daha az olan polietilen tereftalat (PET) ile değiştirerek yılda 474 ton daha az plastik kullandık. Ürünleri taşımakta kullandığımız paletlerde, 141 ton orjinal ham madde kullanımı yerine geri dönüştürülmüş malzeme kullandık. Yoğurt ambalajlarımızda kap değişikliği yaparak ise 10 ton daha az plastik kullandık.

  • 2014 yılında, Çevko Yeşil Nokta Çevre Ödülleri’nde teşekkür plaketi aldık..


  • İneklerimizin Refahını Düşünüyor Olmamız Çok Doğal

    İneklerimizin sağlık ve konforunun doğrudan süt üretiminin verimi, sütün kalitesi ve gıda güvenliği ile alakalı olduğunun bilinciyle, hayvan refahını öncelikli konularımız arasında tanımlıyoruz. Biz, çiftlik hayvanlarımızın temel ihtiyaçlarını küresel ölçekte kabul görmüş ‘Beş Özgürlük’ maddesi çerçevesinde yönetiyoruz:
    • İyi ve yeterli beslemek
    • Rahat ettikleri koşullarda yaşatmak
    • Acı, yaralanma ve hastalıktan uzak tutmak
    • Korku ve stresten uzak tutmak
    • Normal hayvan davranışlarını gösterebileceği ortamlarda yetiştirmek.



    Hayvan refahı politikamızı, hayvanların hem fiziksel sağlığı hem de aklî olarak iyiliğini düşünerek oluşturduk. Çiftlik hayvanlarına duyarlı hayvan çiftçiliği uygulaması ve nakil sırasında refahlarının sağlanması için, yaptığımız faaliyetleri tanımlayarak “Hayvan Refahı” ve “İyi Süt Çiftçiliği” el kitaplarımızı hazırladık.

    BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF), Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) ve Avrupa Konseyi’nin ilgili yönetmelikleri ışığında oluşturduğumuz el kitaplarımızı, tüm hayvancılık faaliyetlerimizde referans olarak kullanıyoruz.

  • Türkiye’deki en fazla hayvan mevcudunun takip edildiği ve raporlandığı, Çiftlik Yönetim Sistemi’ni kurduk.


  • Toplamda 10.756 hayvandan oluşan sürümüz, aynı zamanda Türkiye’de kurumsal anlayışla yönetilen en büyük sürü olma özelliğini taşıyor.



    Karacabey ve Aksaray’daki çiftliklerimizde yetiştirdiğimiz ineklerimizin %100’ü süt verimi yüksek bir ırk olan Holstein cinsi sığırlardan oluşuyor.

    Hayvancılık faaliyetlerimizi yürüttüğümüz tesislerimiz arasında, Karacabey’de 3 ve Aksaray’da 2 adet olmak üzere 5 Damızlık Süt Sığırı Çiftliğimiz (DSSÇ), Düve Seçme ve Belgelendirme (DSB) Merkezimiz, Besi Hayvancılığı Çiftliğimiz ve 2 Eğitim Çiftliğimiz bulunuyor.

    Süt ve süt ürünleri sektörünün, buna bağlı olarak da süt hayvancılığının sürdürülebilirliğinin sağlanmasında, Damızlık Seçme ve Belgeleme Merkezimiz kilit rol oynuyor. Merkezimizde, üreticilerin ve sektörün ihtiyacı olan, yerli, saf bir süt ırkı yaratmayı, sağlıklı, kaliteli, damızlık değeri yüksek damızlıkları yetiştirmeyi, böylece üreticilerimizin yüksek kalite standardında ve doğal çiğ süt üretmelerini sağlamayı amaçlıyoruz.

    Bu konuda faaliyetlerimiz, toplama, tohumlama ve yetiştirme merkezleri isimlerini verdiğimiz üç ayrı çiftlikte devam ediyor.

    Üreticilerimizin 8-12 aylık dişi buzağılarını sağlık taramasından geçirerek düve toplama merkezimize alıyoruz. Toplama merkezimize ortalama 10 aylık olarak gelen düveler, 3 ay süresince yasaların gerektirdiği çeşitli sağlık testlerine ve aşılamalara tabi tutuluyor. Ortalama olarak 13. ayında istenilen niteliklere sahip olanlar tohumlama ünitesine transfer edilerek, yasal sınır olan 14. aydan itibaren tohumlanıyorlar. Gebelik testleri tamamlanan düveler, ortalama 16. ayında yetiştirme ünitemize alınıyor. 20-21 aylık oluncaya dek yetiştirdiğimiz gebe düveleri, hastalıktan ari vasfında gebe düveler olarak üreticilerimize ve çiftliklerimize kazandırıyoruz.

    Süt hayvanlarının yetişme koşulları ve refahı, sağlıklarını, dolayısıyla sütün kalitesini ve verimini doğrudan etkiliyor. Damızlık Süt Sığırı Çiftliklerimizde bulunan, damızlık değeri yüksek 9500 adet süt sığırına temiz ve sağlıklı barınma koşulları sağlıyoruz. Aynı zamanda ineklerimizi doğal ortamlarından ve normal davranış şekillerinden kopmayacakları şekilde yetiştiriyoruz. Çiftliklerimizdeki çitleri, kapıları ve yükleme rampalarını, düzenli hayvan akışına izin verecek ve yaralanmayı önleyecek şekilde tasarlıyoruz.

    Süt çiftliklerimizdeki hayvanları, yaş grupları ve fiziki özelliklerini göz önünde bulundurarak farklı padoklarda barındırıyoruz. Bu barınma alanları arasında 0-2 ay buzağı alanları, 3-6 ay, 7-12 ay, 13-18 ay, 18+ ay padoklar ve sağmal padoklar bulunuyor. Bu alanlara ilave olarak, gebe düve ve ineklerimizin özel ihtiyaçlarını karşılayan barınma alanları sağlıyoruz.

  • Standart rasyonda yem üretimi yapan ve enerji değerini ambalaj üzerinde beyan eden tek yem üreticisiyiz.


  • Bu doğrultuda, sağmal ineklerimizi gebeliklerinin sekizinci ayında kuru padoklarda; gebeliklerinin son ayında ise özel trans padoklarda barındırıyoruz.

    İneklerimizin tıbbi kontrol ve tedavilerini revir padoğu olarak adlandırdığımız ayrı alanlarda yapıyoruz. Tedavilerimizde enfeksiyon durumlarında antibiyotik; mastitis1 tedavileri ve ağrı kesici gerektiren durumlarda antienflamatuar ve anöstrus2 tedavi süreçlerinde ise hayvanların doğal olarak salgıladıkları, yumurtlama ve yumurta gelişiminde önemli rolü olan diğer hormonların salgılanmasını sağlayan GnRH ve yumurtlamanın başlamasına yardımcı olan PGF hormonlarını kullanıyoruz. Bu hormonların kullanımı, insan sağlığı açısından herhangi bir risk yaratmamaktadır.

    Yarı açık sisteme sahip barınaklarımızda, her padoğun dışa açılan gezinti alanları bulunuyor3. Barınakların yan cephelerinde, ineklerimizi kışın sert hava koşullarından koruyan açılıp kapanabilen perde sistemi yer alıyor. Duraklı sisteme sahip olan barınaklarımızda, her durakta ineklerin üzerine uzanabildiği yataklar bulunuyor. Barınaklarda havalandırma fanları ile sürekli temiz hava dolaşımı sağlıyor ve zemindeki gübrelerin temizliği için otomatik gübre sıyırgı sistemleri kullanıyoruz. Böylece, koku oluşumunu minimum düzeyde tutarak, barınaklarda hijyenik koşullar sağlayabiliyor ve biyogaz tesislerimizde elektrik üretiminde kullanılmak üzere gübre toplayabiliyoruz.

    Sütçülükteki başarımızın temel nedenlerinden birinin iyi hayvan bakıcılığı olduğuna inanıyoruz. Çiftliklerimizdeki hayvanların, tecrübeli ve alanlarında uzman personel ve veterinerlerimizin gözetiminde olmasını sağlayarak sağlık durumlarını sürekli takip ediyoruz.

  • Yem üretiminde son 2 yıldır kaliteye yönelik müşteri şikayeti almadık.


  • Çiftliklerimizde, hayvanlarımızın acı çekmesine yol açabilecek damgalama, kuyruk kesimi ve diş kırpma gibi uygulamalar yapmıyoruz. Hayvanların kendilerine ve diğer hayvanlara zarar verme riskine karşı, buzağılara 21. günlerinden önce boynuz köreltme işlemi yapıyoruz.

    Sütaş’ta süt sağımlarını, hayvanlarımızın meme sağlığını gözeterek rahat hissedecekleri ve zarar görmeyecekleri şekilde, otomatik sağım sistemlerinin olduğu hijyenik sağımhanelerde yapıyoruz. Çiftliklerimizde bulunan su işleme tesisleri sayesinde hayvanlarımıza insan sağlığına uygun kalitede içme suyu sunuyoruz.

    Çiftliklerimizdeki tüm hayvanları yaşlarına, ağırlıklarına ve davranışsal ve fizyolojik ihtiyaçlarına göre sağlık ve refahlarını destekleyecek, özel ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde besliyoruz. Hayvanlarımızı doğal, sağlıklı ve GDO içermeyen yemlerle besliyoruz. Hayvanlarımıza sunduğumuz kesif yemlerin tamamını kendi yem fabrikalarımızda, kaba yemlerin %25’ini kendi arazilerimizde üretirken, geri kalan kısmını düzenli olarak analizlerini yaptırdığımız tohum ve gübresini tedarik ettiğimiz 130 sözleşmeli üreticiden tedarik ediyoruz. Yem üretim süreçlerini, “Yem Üretim Grup Müdürlüğü”sorumluluğunda sürekli takip ediyoruz.

    Hayvanlarımızı nakil öncesinde sağlık değerlendirmesinden geçirerek, nakle uygunluk durumlarını belirliyoruz. Sağlık durumu uygun bulunmayan hayvanları ve gebelik süresinin %90’ını doldurmuş veya bir önceki hafta doğum yapmış olanları ya da göbek kordonu henüz tam iyileşmemiş yeni doğan hayvanlarımızı nakil etmiyoruz. Uzun süreli bir nakil söz konusu ise hayvanlarımıza yolculuk sırasında yemleme, sulama ve dinlenme imkanları sağlıyoruz. Taşımayı yapacak olan aracın daha önce hayvan taşımamış ya da dezenfekte edilmiş olarak çiftliğimize gelmesine dikkat ediyoruz. Ayrıca, nakil işlemini hayvan taşıma belgesine sahip olan şirket ile gerçekleştiriyoruz.

  • 2015 yılında hayvan taşıma ve bakımı faaliyetlerimizde herhangi bir kaza görülmedi, kanun veya yönetmeliklere aykırı durum yaşanmadı.


  • Hayvan refahına verdiğimiz önem, inek başına aldığımız süt verimliliğine de yansıyor. Tamamı Holstein ineklerden oluşan sürülerimizin bulunduğu çiftliklerimizde 2015 yılında sağmal inek başına ortalama 8 ton üzerinde süt elde ettik.

  • Karacabey ve Aksaray‘da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen “Hastalıktan Ari İşletme” ve Avrupa Birliği (AB) standartlarında üretim yaptığımızı kanıtlayarak AB’ye ihracat yapmamızı sağlayan “Avrupa Birliği Onaylı Süt Çiftliği” sertifikasına sahip çiftliklerimiz bulunuyor.


  • Doğallığın Güvencesi: Nesnelerin İnterneti Sistemini Geliştireceğiz

    Çiftliklerimizde dijital teknolojilerin verdiği imkanlarla topladığımız verileri kaydediyor, analiz ediyor, bilgilere dönüştürüyor, işimizle ilgili çözümler geliştirerek en doğru kararları hızla alabiliyoruz.

    İneklerimize, doğdukları anda bir küpe ve ergenlik çağına gelince de bir kolye ile ayaklarına padometre takıyoruz. Kulaklarındaki "RIFD" küpelerle buzağılarımızı tanıyor ve tüm geçmiş verilerine ulaşabiliyoruz.

    İneklerin boyunlarına takılan geviş getirme tasmaları içerisindeki mikrafonlar ile geviş ve yutkunma seslerini değerlendirerek hayvan sağlığını takip ediyoruz.

    Ayaklarına taktığımız "padometreler" ile adım sayısını ölçüp kızgınlık takibi yapıyoruz.

    İneklerimizin hep aynı doğallık güvencesiyle, en rahat koşullar altında süt üretebilmeleri için etkin çözümler geliştirerek, hayvanlarımızın kendilerinden ve bulundukları ortamdan edindiğimiz veri sayısını artırarak,dijital teknolojilerinin kullanımını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

    Üyelik Şartları

    Aşağıdaki metinde yazılı bulunan ve Sutas.com.tr kullanım şartları, gizlilik ve telif hakları ile ilgili size bilgi veren metni okumanız gerekmektedir.

    Bu şartları kabul etmeniz halinde sizden beklenen, ister üye olarak ister konuk olarak anlaşmaların şartlarına uymanızdır. Sitemizden faydalanmaya başlamadan önce sizden ne gibi bilgiler istendiğini ve bunların ne amaçla istendiğini anladığınızdan emin olmanız sizin yararınızadır.

    Sutas.com.tr sitesinin tüm hakları, Sütaş'a aittir. Site içeriğindeki tüm malzemeler uluslararası telif hakları ve ticari marka kanunları tarafından korunmaktadır. Kod ve yazılım da dahil olmak üzere, site içeriğindeki tüm materyaller, yazı, makale, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret vesaire fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, Sütaş'ın yazılı izni olmadıkça bu sitedeki hiç bir malzemeyi değiştiremez, çoğaltamaz, yeniden yayımlayamaz ya da dağıtamazsınız. Sutas.com.tr’de yer alan yazı, makale, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses materyallerini Sutas.com.tr sitesine bağlı kaldığınız süre boyunca kullanma hakkına sahipsiniz.

    Sutas.com.tr, üçüncü şahıslar tarafından idare edilen İnternet sitelerine bağlantılar ve yönlendiriciler de sağlamaktadır. sutas.com.tr, bu üçüncü şahıs sitelerindeki bilgileri, ürünleri ve hizmetleri hiçbir şekilde işletmemekte ya da denetlememektedir. Sutas.com.tr kanalı ile bağlandığınız diğer sitelerde yayınlanan içerik ve sorunlar bağlanılan sitenin sorumluluğu altındadır. Bağlanılan sitelerdeki içerikler ve sorunlar nedeniyle Sutas.com.tr'ye sorumluluk yüklenilemez, yöneltilemez.

    Sutas.com.tr, malzemelerinin kullanımından ya da kullanılamamasından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçların yol açabileceği hiçbir zarardan sorumlu değildir. Bu anlaşma, Sutas.com.tr tarafından, herhangi bir anda, önceden uyarı yapılmaksızın bitirilinceye kadar geçerlidir. Bilgisayarınıza indirdiğiniz malzemelerle ilgili size getirilen kısıtlamalar ve bu anlaşmada sayılan sorumlulukların reddi ve sınırlanması devam edecektir.

    Sutas.com.tr, gizlilik haklarınıza önem verdiği için, aşağıda belirtilen şu ilkelere uyar: Kişisel bilgileriniz gerektiğinde bunu açıkça sorarız. Sutas.com.tr'nin yeni özellikleri, hizmetleri ya da ürünleri hakkında size zaman zaman bilgi gönderebiliriz fakat kişisel bilgilerinizi kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşmaz ve açıklamayız. Eğer bu ilkelerimiz hakkında sorularınız varsa, lütfen tuketici@sutas.com.tr adresine elektronik posta yoluyla gönderiniz.

    Bu anlaşma, T.C. yasalarına uygun olarak, hiçbir yasal tezata yer verilmeden yürütülecektir. Eğer bu anlaşmanın herhangi bir maddesi, yasadışı, geçersiz ya da herhangi bir nedenden ötürü yasal açıdan uygulanamaz durumdaysa, o halde söz konusu madde bu anlaşmadan çıkarılabilir sayılacak ve geriye kalan maddelerin geçerliliğini ve yasal açıdan uygulanabilirliğini etkilemeyecektir.